Sonbaharın gelişi her zaman bir anda fark edilmiyor.
Önce günler biraz kısalıyor. Havanın kokusu değişiyor. Sabahlar ve akşamlar serinliyor. Ağaçların renkleri yavaş yavaş dönüşmeye başlıyor.
Doğa, yeni bir mevsime geçişini acele etmeden gösteriyor.
Ve sonra yapraklar düşmeye başlıyor.
Belki sonbaharın bize hatırlattığı en güzel şeylerden biri burada saklı:
Her şeyi sonsuza kadar tutmak zorunda değiliz.
Nefes Almak, Nefes Vermek
Aslında bedenimiz bunu her gün, hiç düşünmeden yapıyor.
Nefes alıyoruz.
Nefes veriyoruz.
Birini diğerinden ayıramıyoruz. Nefesi sürekli içimizde tutamayız. Bir sonraki nefesi alabilmek için elimizdekini bırakmamız gerekir.
Yoga pratiğinde nefese tekrar tekrar dönmemizin nedenlerinden biri de belki budur.
Nefes yalnızca bedeni hareketle buluşturan bir araç değildir. Bazen bize en basit haliyle almayı ve bırakmayı hatırlatır.
Hayatta ise bırakmak her zaman nefes vermek kadar kolay olmayabilir.
Düşünceleri, beklentileri, alışkanlıkları, ilişkileri, geçmişte yaşananları ya da kendimiz hakkında uzun zamandır taşıdığımız bazı fikirleri gereğinden fazla sıkı tutabiliriz.
Tanıdık olan her zaman iyi olduğu için değil; bazen yalnızca tanıdık olduğu için bırakması zordur.
Bırakmak Vazgeçmek Değildir
Bırakmayı çoğu zaman kaybetmekle ya da vazgeçmekle eşleştiriyoruz.
Oysa bazen bırakmak, bir şeyin hayatımızdaki yerinin değiştiğini kabul etmektir.
Bir yaprak ağaçtan ayrıldığında doğadaki döngünün dışına çıkmaz. Başka bir sürecin parçası olur.
Bizim hayatımızda da bazı dönemler, alışkanlıklar ve düşünceler görevini tamamlayabilir.
Onları bırakmak yaşananları değersizleştirmez.
Sadece artık aynı şekilde taşımamıza gerek olmadığını fark etmek olabilir.
Sonbaharda Kendimize Sorabileceğimiz Bir Soru
Yeni bir mevsime girerken hayatımıza mutlaka yeni hedefler, yeni alışkanlıklar ve yapılacaklar listeleri eklemek zorunda değiliz.
Belki önce başka bir yere bakabiliriz:
Ben neyi gereğinden fazla sıkı tutuyorum?
Hemen bir cevap bulmak gerekmiyor.
Belki soru bir süre bizimle kalır.
Belki cevabı matın üzerinde, yürürken, sessiz bir anda ya da sıradan bir nefesin içinde fark ederiz.
Sonbahar doğada büyük bir çaba göstermeden dönüşüyor.
Belki bizim de her değişimi zorlamamız gerekmiyordur.
Bazen yalnızca nefesi vermek gibi…
Biraz gevşetmek.
Biraz yer açmak.
Ve gelecek olanın gelmesine izin vermek.
Nefes al.
Nefes ver.
Ve yeniden başla. ;)
Tutmak kadar bırakmanın da hayatın bir parçası olduğunu hatırlamak dileğiyle,
Işıl Ülkü
Lemon Tree Yoga
