İlk yoga eğitimimi online olarak aldım. İlginçtir ki önce Çocuk Yogası ile başladım. O dönem 2,5 yaşında bir kızım vardı ve dedim ki: “Önce kendi kızıma iyi gelsin, o iyi olursa ben de iyi olurum.” Tabii serüvenim Çocuk Yogası ile kalmadı; kısa süre sonra kendimi 200 saatlik yoga eğitimi arayışında buldum. Açıkçası başlamadan önce benim de aklımda bazı sorular vardı. Ekran karşısından ne kadar iyi gözlemlenebilirdik? Hareketlerimizdeki küçük detaylar gerçekten fark edilebilir miydi? Aynı ortamı paylaşmadan sınıftaki o bağ kurulabilir miydi? Fakat laptop ekranının karşısından yapılan ufacık yönlendirmelerden inanılmaz etkilenmiştim. Bazen elin birkaç santimetrelik konumu, bazen omzun fark etmeden yükselmesi, bazen de nefesin ritmi… Kendi pratiğimde hiç fark etmediğim detaylar ekrandan görülebiliyordu. Bu deneyim bana, iyi bir rehberliğin yalnızca fiziksel olarak yan yana olmakla değil, gerçekten dikkatle bakmakla da mümkün olduğunu gösterdi. Ben de biraz çalışkan bir öğrenciydim…
Canlı derslerin ardından kayıtları baştan sona yeniden dinliyor, notlar alıyor ve pratikleri tekrar yapıyordum. İlk derste kaçırdığım bir cümleyi ikinci dinleyişimde yakalıyor, daha önce anlamadığım bir bağlantıyı bazen günler sonra fark ediyordum. Online eğitimin benim için en büyük avantajlarından biri bu oldu: Eğitim, ders sona erdiğinde bitmiyordu. Kayıtlardan kendi hızımda çalışabiliyordum. Dersin temposuna yetişmeye çalışmak yerine, öğrendiğim bilgiyi gerçekten sindirebiliyordum.
Ödevler konusunda aynı heyecanı taşıdığımı söyleyemeyeceğim. Özellikle deşifre ödevleri inanılmaz zor geliyordu. Otur, kaydı dinle, durdur, yaz, geri al, tekrar dinle… Ama bugün hâlâ o ödevlerin faydasını görüyorum. Çünkü dinlediklerimi kelime kelime yazarken bilgiler farkında olmadan zihnime yerleşmiş. Şimdi ders hazırlarken veya bir pratiğin arkasındaki mantığı düşünürken, o gün yazdığım bilgilerin ne kadar kalıcı olduğunu çok daha iyi anlıyorum. Online eğitim aynı zamanda bana kendi pratiğimin sorumluluğunu almayı öğretti. Fiziksel bir sınıfta eğitmenin enerjisine veya yanınızdaki insanların temposuna kapılmak daha kolay olabilir. Evde ise matınızın üzerinde kendinizle baş başasınız. Ekranda anlatılanı kendi bedeninizde araştırmanız, dikkatinizi korumanız ve çalışmaya devam etmek için kendi disiplininizi oluşturmanız gerekiyor. Her türlü dikkat dağıtıcıya rağmen…
Evet, onlar hep orada olacak ve bu her zaman kolay olmayacak. Ama sanırım tam da bu yüzden çok öğretici. Üstelik online eğitim yalnızca mekânsal bir kolaylık da sağlamıyor. İşinizin, çocuklarınızın ve günlük sorumluluklarınızın devam ettiği bir hayatın içinde eğitime yer açabilmenizi mümkün kılıyor. Yolda zaman kaybetmeden derse katılabiliyor, kaçırdığınız veya yeniden anlamak istediğiniz bölümlere dönebiliyor ve eğitimi hayatınızdan ayrı bir yere koymak yerine hayatınızın içine yerleştirebiliyorsunuz.
Belki de en şaşırtıcı olan, ekranların aramızda mesafe yaratmak yerine bizi birbirimize yaklaştırmasıydı. Eğitim sırasında çok güzel bağlar kurduk. Birlikte öğrendik, zorlandık, ödevlerden şikâyet ettik, birbirimizi motive ettik ve giderek birbirimizin hayatına dokunmaya başladık.
Hatta yetmedi; sonra üç arkadaş bir araya gelerek Lemon Tree’yi kurduk. Dönüp baktığımda, online başladığım bu eğitimin bana yalnızca yoga öğretmediğini görüyorum. Nasıl öğrendiğimi, kendi disiplinimi nasıl oluşturduğumu, ayrıntılara nasıl bakmam gerektiğini ve fiziksel olarak aynı yerde bulunmadan da ne kadar güçlü bağlar kurulabileceğini öğretti. Elbette online eğitim kolay olduğu için tercih edilen, daha hafif bir yol değil.
Dikkat, devamlılık ve kişinin kendi öğrenme sürecine gerçekten sahip çıkmasını istiyor. Ama karşılığında çok değerli bir özgürlük sunuyor: Öğrenme hızınızı kendiniz belirleyebilmek, derslere yeniden dönebilmek ve öğrendiklerinizi kendi hayatınızın içinde adım adım sindirebilmek.
Benim eğitmenlik yolculuğum bir laptop ekranının karşısında başladı. O ekranın içinden hayatıma giren bilgiler, insanlar ve deneyimler ise bugün hâlâ benimle. Hatta Lemon Tree’nin doğmasına kadar uzanan yepyeni bir yolun başlangıcı oldular…
Sanırım bugün başlıktaki soruya kendi adıma verebileceğim cevap da burada saklı.
Bir eğitimin dönüştürücü olması için her zaman aynı odada bulunmak gerekmiyor.
Eğer sizin de uzun zamandır daha derinden öğrenmek istediğiniz bir şey varsa, belki nereden başlayacağınızı en başından bilmeniz gerekmiyordur.
Ben de bilmiyordum.
Bazen bir yolun nereye varacağını, ancak başladıktan sonra görebiliyoruz.
Sevgiyle,
Pınar Sungur
Lemon Tree Yoga
